To Do List: Summer.Sux Dj Set

Jun 17, 2010 by     No Comments    Posted under: Genel

“Aylardır sürdürdüğüm bir projenin bitme noktasına gelmiş olmasının getirdiği bir hüzün var içimde sevgili sözlük” demek istediğim anlardan birisi. Ancak sözlüklerle bağlantımı kestiğimden, bu işi “sevgili günlük; bugün Ayşe ip atlarken eteği açıldı. Hımını mımını gördüm” şeklinde dile getirmek daha münasıp geldi. Dediğim gibi bir kaç aydır uğraştığım alış-veriş sitesine ait son uyarlamaları yaparken bir ara, ajandama doğru yöneldim. Pek uymadığım bir kaç hafta olmasına karşın sıkışacağım hiç bir durumun olmayışının verdiği rahatlıkla, 18 Haziran itibariyle;  ”bozan Fatih Ürek’e oral seks yapsın” düstüru ile koca bir yazı programlamaya başladım.

Önümüzde ki haftadan itibaren olmak kaydıyla Temmuz sonuna kadar olan kısmı; tedavim, yaz okulu, şirket taşıması, yeni yapılanma, başlayıp yarım bıraktığım bir iki proje, şirket tanıtımı, tahmini tarihler de olacağına inandığım toplantılar, animasyon ve modelleme çalışmaları, fotoğraf çekimleri ve baskılar, yarışmalar derken Ağustos ayına kadar gelmiş olduğumu fark edince duraksadım. Sanırım 8 senedir aynı işlemleri yapmaktayım. Yaz aylarının, özellikle öğrencilik yaptığım zaman dilimlerine ait olanlarında -ki evet, bir iki sene öğrencilik yapmadım ben!-  benim için bir anlam ifade etmediğini hatırladım. Tabi bu an aklımda bir soru işareti belirmedi değil?

Ağustos ayı için ne yapacaktım acaba?
Cevap basit; “the same old fucking story”.

Ağustos ayını da zihnimde şekillenmiş haliyle doldurmadan önce, anneme uzun bir süreden sonra şu soruyu sormak aklıma geldi; “bir planınız var mı?” Şaşırdı kadıncağız, benden böyle sorular duymaya alışkın değil tabi. Durumu özetlediğim zaman karşı atağa geçerek; “e peki arkadaşlarınla bi’şeyler düşünüyordunuz ona ne oldu?” sorusunu yöneltti. “Yapılacağına inandığım bir şey olsaydı çoktan ajandam da yerini almış, o tarihi iple çekiyor olurdum anne. Unuttun mu, ben insanlara göre plan yaptığım zaman g.t gibi ortada kalıyorum?”.

Doğal olarak “hayır” cevabı geldi.

Okul zamanına kadar olan kısmı da biraz önce anlattığım konsepte uygun olarak doldurup, bilgisayarımın başına geçtim. Zaten son bir kaç gündür yazmak içi kuş sıçtı bahanesi arayan bendeniz, “ehi ehi bak gene aynı bokun laciverti ehi” şekilde ki durumu anlatmaya karar verdim. Ve evet farkındayım yaptığım bütün programlar tamamen iş, sağlık ve okul hayatım üzerine kurulu durumda. Başka bir atraksiyonum olduğuna inanmıyorum hayatımda çünkü. Ortağım Anıl‘ın da dediği gibi; “nasıl olsa bir gün ortak, hepimiz yayacağız kaseleri ve sefa pezevenkliğinin kralını yapacağız.”.

Hiç değilse arada yazın yapılacaklar listesi diye hayal kurar kendimi küvette atıp; “şimdi xyz otelin havuzunda yüzdüğünü düşün be aslan parçası” (tanıma dikkat!) diyerek motive ederdim. Artık o da kalmamış. Ne güzel lan. Gittikçe monotonlaşan ve sibernetik hale gelen bir hayatım var!

Ayrıca, bu sıcakta klimanın altından mı çıkılır ya?
Zaten ekonomik kriz var dünya üzerinde. Bir de ben mi har vurup harman savurayım?
Bir de ben olmazsam bilgisayarım kendisini kötü hisseder. Aramız da garip bir bağ var.

Haksız mıyım lan Rüstem?

Got anything to say? Go ahead and leave a comment!

XHTML: You can use these tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>