Anneanne ve Ufaklik
“Bana ufaklik deme!”
Kizardim her seferinde. Kucuk ya da bilgisiz oldugumu dusundugunu zannederdim hep.
“Benden yasca buyuk olusu, benim ufaklik oldugum anlamina gelmez!”
Gulumserdi benim bu dile getiremedigim sinir krizlerine. Eh boyle olunca icten ice bagirirdim pamuk anneme; “pasam de bana! daha erkeksi, daha guclu, daha hukmedici! Buyuyum ben!”. Boyum boyunu geceli cok olmustu. Diger aile fertleriyle iletisim sorunlari yasamaya baslamistim bile. Beni sevmediklerinden ya da beni anneannem gibi bir kac yilda bir gorduklerinden degil, tamamen benim ice kapanik ve kendi hayal dunyasinda yasayan kisiligim yuzundendi. Kabul ediyorum, kendim olamadim, olmak istemedim. Ister istemez onlara ozenmis ve hayal dunyami gercek gibi sunmustum. Onlar gibi, kahramanlarim olan babam ve dayim gibi guclu olmak istemistim!
Bilincsizce, onlari guclu gormeme yarayan ozelliklerini kendime almaya baslamistim. Babami ve dayimi gulerken cok hatirlamiyordum. Hele dayim, kendisiyle ilk tanisikligimi yasadigim ilk ve son sulale toplantisinda saci sakalina karismis, herkese ince kelimelerle, karizmatik ses tonuyla ve felsefik cevaplarla nokta atisi sozler sunuyordu. Babam ise ayni toplantida teyzemin muzur saldirilari altinda kenara kaciyor, gulmemek icin kasiliyordu. Demek ki gulmemek guclu olmak icin baslangicmis. Bir noktada yanlarinda insanlar olsa da yalnizdilar ve duygularini gostermezlerdi. Butun bu yanlis gorulmus ozellikleri kendime topladigimi goren pamuk annem inatla bana “ufaklik” diyordu…
kuduruyordum sinirden… bana demesi gereken daha farkli sifatlar vardi!
Yirmili yaslarimin basinda adimi soyleyemez, daha dogrusu hatirlamayaz hale geldigini anladigim gun beni “pasam” olarak cagirmisti uzun sureden sonra.Sadece pasam degildi anneannemin bana soyledikleri, “oglum”, “evladim” seklinde sesleniyordu. Ara sirada o hinzir gulumsemesiyle, “ufaklik” diyordu bana. Hastaligina ragmen kiziyordum gene; “koca adam oldum anneanne, hatta bak, kendi ayaklarim uzerinde durmak icin calisiyorum bile!”
Hastaligi ilerledikce, susmaya basladi her gecen dakika. Telefonda bile uc kelime kullandigi zaman, sesinin titreyisini duyuyordum. Artik ne pasam vardi, ne evlat, ne de ufaklik… “Canim”… Uzun m harfleriyle susluyordu, ama gene ufaklik diyordu bana hissediyordum iliklerime kadar..
Kiziyordum kendime;
“Yeni anladin degil mi hayvan herif sozcuklerin degerini!”
Ve pamuk annem konusamamaya basladi. Ozluyor, ayni zaman da kiziyordum.. Ona kizmiyordum, hastaligina kiziyordum. Ve dayanamiyordum o’nun oyle olusuna. Gitmedim yanina, dayanamadim, beni “ufaklik” olarak goren kisiyi o hallerde gormeye. Dogru ya, buyudugumu kabul etmeyip, bana ufaklik diyebiliyordu! Hastaligi da yenecek kadar guclu olmaliydi. Zaman gecerken, bir gun ben de ufaklik dedim. Benim verdigim tepkinin aynisiyla karsilastim ve ne gariptir ki, O’na ozenen hinzirca bir tebessumum vardi. Dogru ya, gulmemeliydim ben, guclu oldugumu kanitlamak icin hem de!
Yanlis anlasildiginin farkinda olsam da, ufaklik kelimesinin sozluk anlaminda kullanilmadigini asla anlatamadim insanlara, anlatmak icin bir cabam da olmadi, cunku ben bile bilmiyordum ne anlama geldigini. 7 ay oncesine kadar bilmiyordum demek daha dogru olur sanirim. 7 temmuz aksami, kuzenimi ve beni Istanbul’a geri goturen ucakta, bulutlarin uzerindeyken ve anneannemi gorur muyum dusuncesiyle pencereden bakarken fark ettim ne anlama geldigini. Kulaklarimla hic duymamistim ufak dedigini bana, sadece gozleriyle, dunyanin en sicak ve sevecen ses tonuyla soylemisti hayatim boyunca.
Farkindaydi, yaptigim hatanin nelere neden olacagini, aile bireyleri gibi anlatmaktansa, bana ufaklik demisti. Biliyordu, gunun birinde odamdan cikmayacagimi, kuzenlerimle bile konusurken zorlanacagimi, kendi icimden gecenlere gore degilde, insanlarin beni gormeyi ve gormelerini istedigi sekillere burunecegimi. Baskalari icin hareket edip, benligimi bulmakta zorlanacagimi. Buyuyemedigimden degil de, bolunmus bir kisilikte yasayacagimi, “baskalari ve ben” arasinda bir secim yapip, ben olmayacagimi biliyordu. Buyumedigimden degil de, canindan cok sevdigi icin “ufaklik” diyordu.
Gec anladim seni anneanne…
Bir cok konuda oldugu gibi bunda da gec kaldim. Ama, ufaklik kalmak istiyorum hala… Keske bana ufaklik diyebilsen gozlerinle tekrar. Biliyor musun? Ben de birine ufaklik dedim, tipki bana benziyordu. O gun fark ettim, aslinda cok farkli anlamda kullandigini, aciklamasini da yeni yapabiliyorum iste.
Cok ozledim seni…
No related posts.
henuz yorum yok
Yorum formu | rss yorumlar [?]